04 07 2012

YANGIN ÇIKIŞLARI

YANGIN ÇIKIŞLARI |  görsel 1

YANGIN ÇIKIŞLARI İnsanın düşündükleriyle yaşadıklarını karşılaştırdığında arada uçurumların olduğunu görmesi kadar ürkütücü bir şey yoktur. Kafasındaki düş alemiyle hergün yüzüne çarpan realitenin arasına sıkıştığında başlıyor hayata inanç sorunu. Güven algısı ve yaşamla bağlarının kopması muhtemel bir hal alıyor. Geceleri uykusuz saatlere bölen, zihin bulanıklığına yol açarak ruhtaki boşluğu derinleştiren işte hep bu fark. Karşılaştığı dünya tokat gibi yüzüne düşlerinden eksiltilmiş benliğini çarparken, bütünlük sorunu yaşamak kaçınılmaz bir durumdur. Hal vaziyet böyle iken bağımlılık hissi ve bir yerlere, bir şeylere yada bir alışkanlığa bağımlı olma eğilimi artıyor. Terörize olmuş hayatların pek çoğunda ve stres bulutlarıyla yüklü toplumların sosyolojik astarında yatan gerçek budur. Kendi elit kişiliğinden yalıtılan hayatlar bir... ...Kaynak : dairus.blogcu.com Devamı

04 07 2012

GÖKYÜZÜNÜN TERZİLERİ

GÖKYÜZÜNÜN TERZİLERİ |  görsel 1

GÖKYÜZÜNÜN TERZİLERİ I. ‘Teğel atmadan ruhunu tutturabilirsen arşa kozmik sütunlarda ismin kalır ! ‘ Sürekli dönen dişlilerin arasında yer değiştirerek yaşamın çarkından geçip gidiyor insan. Egemen sistemin kuvvet çarkları arasında yontulmaya müsait olduğu müddetçe medeni addedebilirsiniz kendisini. Beynimizdeki mavi arkların aykırı fotonları dijital görüntüleri belli zamanlarda net aksettirmese bile gizemli bir elin kontrolü eşliğinde tımarlanıyor ömürler. Hergün pantolonunu giymekle başlayıp, akşam pijamalara kadar süren zaman dilimlerinde defalarca farklı korelasyonlarla hayatçılık oynayıp duruyor pek çokları. Ve yine pek çokları sınırsızın sınırlarına çarpıp yenilmiş olarak geri dönerken içine gömdüğü acıyla eğitiyor ruhunu. Kaybetmek en iyi eğitmendir / Aklın çılgınca isteklerini yaşamla yüzleştirir. Peki başlarınızı her kaldırdığınızda imrenerek baktığınız... ...Kaynak : dairus.blogcu.com Devamı

04 07 2012

ÜTOPİK MANDALİNA

ÜTOPİK MANDALİNA |  görsel 1

ÜTOPİK MANDALİNA Güneşin karşısına geçip bacak bacak üzerine atarak kaşlarını alırdı. Cımbız kıskanç olmakla beraber yüzünde gezerken sadist bir zevkle kıvrılıyordu hatları üzerinde. Saçlarından kopya çeken martılar olmalıydı ki uçmayı o kadar güzel becerebiliyorlardı. Pileli hikayeleri eteğini çevreler bakışlarında fırdünya dönerdi. Votkanın içine atılmış vişne tanesi gibi gülümserdi. Senkronize çığlıklar atan bir ağaçtan sarkan gebe olgunluğuyla vahşi doğasını tırpanlardı. Tropikal karakterini ne kadar budasa da o benim ütopik mandalinamdı. Başına buyruk bir hali vardı genelde, camları açtığında eve dolan bahar kokuları içini okşarken mevsimin ruhundaki kelebekleri ayartmasına ses etmiyordu. Vazifelerine karşı duyarlı olmasına karşın, hep başka bir yerlerde olmak isterken kazara olduğu yerde kaderine yakalanmış bir... ...Kaynak : dairus.blogcu.com Devamı

04 07 2012

NASIRLI EŞYALAR

NASIRLI EŞYALAR |  görsel 1

NASIRLI EŞYALAR Eskiyen eşyalar değerlidir bazen. Üzerlerindeki ufak tefek çizik ve hasarlarıyla, matlaşıp solgunlaşan cilalarıyla nostalji yüklü duruşlarından ötürü kıymetlidirler. Özellikle ikinci el eşyalar başka hayatlardan, başka ömürlerden, başka nefeslerden izler taşır. Eski sahiplerinin mutluluklarını, hüzünlerini, umutlarını, kırılganlıklarını üzerlerinde barındırırlar. Eşyanın ruhu vardır. Ağacın ahşaba dönerken boya ve ciladan geçtikten sonra, ruhunda taşıdığı zımpara izleri tazeliğini korur. Yıllarca ev sahiplerinin sesleriyle, gürültüleriyle, yankılarıyla beslenir. Kavgalara şahitlik eder, uzlaşmalara arabuluculuk eder. Unutulan bir çay bardağının lekesi siner üzerine bazen, bazense çekmelerinde çok kıymetli belgeler biriktirir. Komüdinler sırdaş gibidir bu yüzden. Vitrinler, sehpalar, koltuklar, vazolar ve hatta nasırlı insanlar. Belli bir zamandan sonra gündelik eşyalarımız, eşya sıfatını kaybederek sırdaşımız olurlar. Tıpkı bir yabancı olarak... ...Kaynak : dairus.blogcu.com Devamı